well ne demek

Ingilizce-Türkçe sözlük well türkçe anlami nedir?

Ingilizce Türkçe: well: i. 1. kuyu: artesian well artezyen kuyusu, artezyen. oil well petrol kuyusu. 2. kaynak, pınar, memba. 3. merdiven boşluğu/evi/yuvası; asansör boşluğu/kuyusu/yuvası. f. 1. (out) (sıvı) (bir yerden) fışkırmak, kaynamak. 2. up in/within (gözyaşı/bir duygu) ile dolmak: Tears welled up in her eyes. Gözleri doldu. Anger suddenly welled up within him. Birden öfkesi kabardı.

Ingilizce Türkçe: well: z. (bet.ter, best) 1. iyi; yolunda: The new computer is working well. Yeni bilgisayar iyi çalışıyor. Everything is going well. Her şey yolunda gidiyor. 2. iyice: Shake it well before using it. Kullanmadan önce iyice çalkalayın. 3. hayli: He is well on in life. Yaşı hayli ilerlemiş. All of the administrators are well past forty. Yöneticilerin hepsi kırkını hayli geçmiş. well up on the list listenin başlarında. 4. pekâlâ: He understood me (very) well. Beni pekâlâ anladı. 5. haklı olarak: You may well ask that question. O soruyu sormakta haklısın. s. (bet.ter, best) 1. iyi; yolunda: I don´t feel well. Kendimi iyi hissetmiyorum. All is well. Her şey yolunda. 2. iyi, uygun, yerinde; elverişli (Would ile kullanılır.): It would be well to make an appointment before you go to see him. Onu görmeye gitmeden önce randevu alsanız iyi olur.

Ingilizce Türkçe: well: ünlem Pekâlâ!/Ya!/Hayret!/Olur şey değil!/Sahi!/Eh!/Haydi!

15 55 95 135 175 215 255 295 335 375 415 455 495 535 575 615 655 695